Ana içeriğe atla

Kayıp Hamile #1.1

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link: FacebookGoogle+YouTube.

Dilek tutma...

''Karanlık ve soğuk. Karanlık, zifiri bir ortamda insanın gözünü kapattığı andaki kadar siyah; soğuk, insanın dışarı nefes verdiğinde çıkan buharın bıçakla kesilebilecek kadar kalın olduğu bir haldeydi. Hamileliğin sonlarına yaklaşmış olan kadın uyandı. Kafası karışıktı. Nerede olduğunu anlamaya çalışıyor ama bir şey anlayamıyordu. Gözleri hiçbir şey görmüyor, burnu hiçbir kokuyu almıyordu. Sadece dondurucu soğuğu hissediyor ve sürekli betona vurulan bir demir sesini duyuyordu. Hemen kalkıp gitmeye çalıştı ki sol ayağına bir şey bağladıklarını anladı. Ne kadar denese de kıpırdamıyordu ayağı. Bağırmaya başladı: 'İmdaaat! Yardım ediiin!' Bağırmaya devam ederken birden anahtar sesi duydu. Ve kapı açıldı. Uzun zamandır zifiri karanlıkta olduğu için gözleri kamaştı ilk önce. Bir şey göremedi. Sonra biri ışığı açtı ve kapıyı tekrar kapattı. Karşısına geçti oturdu. Karşısına oturan adam kırk-kırk beş yaşlarında, saçları hafiften beyazlamaya başlamış, bayağı iri yapılı esmer bir adamdı. Adamın sol gözünün üzerinde bir çizik vardı ve gözünün her tarafı kırmızı renkteydi. Hamile kadın adamın o gözünün kör olduğunu düşünüyordu. Diğer gözü siyah renkteydi. Hafif sakal bırakmış adam söze girdi: 'Niye burada olduğunu tahmin ediyorsundur.' Hamile kadın şaşırarak adamın sözünün arasına girdi: 'Bilmiyorum. Ben hiçbir şey bilmiyorum.' dedi ağlamaklı bir sesle. Adam hiddetlenerek: 'Sana konuş demeden bir daha ağzını açarsan bundan sonra kamışla beslenirsin. Buraya kocanın davası hakkında konuşmak ve ne biliyorsan anlattırmak üzere getirildin. Şimdi sana soruyorum. Kocan nerede? Cevaplamadan önce bir ipucu vereyim. İstediğim cevap dışında herhangi bir şey söylersen soruş tarzımı her defasında değiştireceğim.' dedi. Kadın hıçkırarak: 'Bilmiyorum ben hiçbir şey. Biz ayrıldık. Onunla hiç konuşmadım ben. Bir şey bilmiyorum.' der demez hüngür hüngür ağlamaya başladı. Adam kadının suratına baktı ve kapıyı çarparak dışarı çıktı. Hamile kadın bunu fırsat bilerek hemen ayağındaki bağlanan demiri çıkarmaya çalışmaya başladı.

Biraz sonra kapı yine açıldı. Daha demin ki adam elinde dikdörtgen bir kutuyla geldi. Kutunun üst kısmında biraz geniş bir daire vardı ve kutu kırmızıydı. Onun dışında kutuda ilginç bir şey yoktu. Adam konuşmaya başladı: 'Sorduğum soruya verdiğin cevap doğru cevap değildi. Şimdi sana söz verdiğim gibi; soruş şeklini değiştiriyorum. Şuan elimde gördüğün kutunun içinde lejyoner karıncaların oluşturduğu bir yuva var. Ve bu karıncalar bayağı açlar. Yuvaya giren bir kola nasıl tepki vereceklerini öğrenmek ister misin? Küçük bir uyarıda bulunayım. Bu karıncalar etoburlar.' dedi. Konuşmasını bitirdiğinde hamile kadın o kadar korkmuştu ki çenesi tir tir titriyordu. Kadın ağlamaya, bağırıp yardım istemeye başlamıştı. Adama yalvarıyordu: 'Lütfen efendim, lütfen. Ben bir şey bilmiyorum. Yemin ederim bir şey bilmiyorum. Bana acımıyorsanız karnımdaki bebeğe acıyın. Size yalvarıyorum.' Adam soğukkanlı bir şekilde: 'Başta seni uyarmıştım. Eğer istediğim cevapları bana vermezsen aynen bu şekilde devam edecek.' dedi ve kadının kolunu tutmaya çalıştı. Ama kadın sürekli çırpınıyor, hareket ediyordu. Adam kadını sabitliyemiyeceğini anladı ve kafasını arkasındaki soğuk kalorifere büyük bir güçle çarptı. Kadın hareket etmeyi kesmişti. O soğuk odada kendisini ısıtan tek şey, çarpmanın etkisiyle kafasından süzülen sıcak ve kırmızı sıvıydı. Kadın yarı bilinci açık, yarı kapalı bir şekilde adamın sol elini kutuya soktuğunu görüyordu.

Kadın, kolunda hissettiği acılarla uyandı. Dirseğinden aşağısı hala kutunun içindeydi ve her saniye onlarca yerinden et kopuyordu. Bunu hissedebiliyordu. Kopan yerlerinden akan şeftali suyu kıvamındaki ılık kanı da hissediyordu. Hemen elindeki kutuyu eliyle beraber yere çarptı kırmak için. Ama kırılmadı. Tekrar yere vurduğunda elinin koptuğunu hissetti. Sonra o acıyla yüksek bir çığlık attı. Ardından kapı yine açıldı. Adam ışığı açıp kolundaki kutunun kilidini anahtarıyla açtı ve kutuyu çıkardı. Sonra kutunun içinde kopmuş olan eli üstündeki bir kaç karıncayla beraber kadının suratına attı. Kadının midesi bunu kaldıramadı ve kadın kusmaya başladı. O kadar hızlı kustu ki kusarken burnunda genzinde yediği yemeklerin parçaları kaldı. Sonra eli kopan koluna baktığında kutunun içinde kalan kısımdan neredeyse iki-üç santim et kaldığını fark etti. Kolundaki kemik çok rahat bir şekilde gözükebiliyordu. Çok az miktarda da kan sızıyordu. İyice halsizleşmişti. Başı dönmeye başladı. Kafası bir ileri bir geri gidiyordu. Ardından kusmuğunun üstüne sol yanağı gelecek şekilde düştü. Gözlerinin önünde de kopmuş olan sol eli vardı. Ve etraf karanlığa büründü.

DEVAM EDECEK...

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk Gün

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link:  Facebook ,  Google+ ,  YouTube . Bugün daha yeni açtım bunu. Burayı şuan öğrenmekteyim. Genel olarak olaylar tartışacağız ve soru cevap yapacağız. Başımızdan geçen olaylar, benim kendi fikirlerim, karanlıklar anlatılacak bu sayfada. Siyasi içerikler hariç her şey olabilir. Ben kendim kitap yazıp bile buraya koyabilirim. Şimdiden karanlık geceler...

Kayıp Hamile #1.6

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link:  Facebook ,  Google+ ,  YouTube . Devamı... 3 ay sonra... 'Hazırsın değil mi ortak? İçeri giriyoruz.' 'Hazırım. Hadi başlayalım da bitsin. Bu bitsin, sonlansın çıkışında sana pizza ısmarlayacağım.' 'Tamam o zaman çaylak. Bu davadan sonra çaylaklıktan çıkış aşamasına gireceksin.' dedi Şerif ve eski ve yıkık olan binaya girdiler. Bu günün sabahında... 'Hey Şerif! Amirin odasına çağrılıyorsun. Önemli bir şey olmasa çağırmaz. Ne yaptın yine, hangi kadına sanki bir katırmış gibi davrandın?' dedi Erdem. Erdem, Şerif'in çocukluk arkadaşıydı. Kendisiyle lisedeyken tanışmışlardı ve aralarından su sızmazdı. Erdem'in bu şehre tayini yeni çıkmıştı. Normalde Şerif'in ortağı olacakken Oğu...

Kayıp Hamile #1.2

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link:  Facebook ,  Google+ ,  YouTube . Devamı... Kadın kapının çarpılma sesiyle uyandı. Gözlerini açtığında kopan elinde kabuklanmaya başlamış kanları gördü. Suratını yerden kaldırırken de kurumuş olan kusmuğunun suratına yapıştığını fark etti. Suratını yerden kaldırdığında en son yemiş olduğu kraker ve balık parçalarının suratına yapıştığını hissetti. Eliyle suratından bunları çıkarırken nedense hiç midesi bulanmamıştı. Bunlara alışmaya başlıyorum diye düşünerek korktu. Sonra karnının kazındığını hissetti. Tam ağzını açıp bağıracaktı ki karşısında karanlıkta birinin ona bakan gözlerini gördü. Etraftaki karanlıktan sadece parlayan iki göz... Birden dehşete düştü ama bağırmadı. Adama: 'Karnım acıktı. Lütfen bana yiyecek ...