Ana içeriğe atla

Kayıp Hamile #1.2

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link: FacebookGoogle+YouTube.

Devamı...

Kadın kapının çarpılma sesiyle uyandı. Gözlerini açtığında kopan elinde kabuklanmaya başlamış kanları gördü. Suratını yerden kaldırırken de kurumuş olan kusmuğunun suratına yapıştığını fark etti. Suratını yerden kaldırdığında en son yemiş olduğu kraker ve balık parçalarının suratına yapıştığını hissetti. Eliyle suratından bunları çıkarırken nedense hiç midesi bulanmamıştı. Bunlara alışmaya başlıyorum diye düşünerek korktu. Sonra karnının kazındığını hissetti. Tam ağzını açıp bağıracaktı ki karşısında karanlıkta birinin ona bakan gözlerini gördü. Etraftaki karanlıktan sadece parlayan iki göz... Birden dehşete düştü ama bağırmadı. Adama: 'Karnım acıktı. Lütfen bana yiyecek ve içecek bir şeyler verin. Bana istediğinizi yapın ama bebeğime kıymayın.' dedi. Adam sakince yerinden kalktı, ışığı açtı, kadının yanına geldi, eğildi, kadının kopan elini aldı ve kadının suratına çarparak: 'İşte senin yiyeceğin bu. Biraz çiğ ama kusura bakma. İçeceğe gelirsek...' derken ayakkabısını çıkardı. Çıkarır çıkarmaz ayakkabısından buhar çıkmaya başladı. Sonra çeşmenin yanına geldi ve içini suyla doldurdu. Ayakkabının altından azar azar su damlıyordu. Ayakkabıyı kadının önüne attı. Kadın suyun ayakkabının içinde olmasına bakmadan tüm ayakkabıdaki suları içmeye başladı. İçerken ağzına gelen katı şeylerin onun midesini bulandıramayacağı kadar susuzdu. Ayakkabıdaki bütün suyu içince adama tekrar baktı. Adam: 'Bir gün daha buradasın ondan sonra sana tekrar soracağım. Cevabına göre bir yolda ilerleyeceğiz. Sen şimdi yemeğini ye.' dedi ve küçük şeytani bir gülümsemeyle hamile kadına baktı. Ve odadan çıktı.

Adam gideli yarım saat olmuştu. Kadın hala yakın zamanda kaybettiği sol elini yiyip yemeyeceğini düşünüyordu. Eğer bebeğinin hayatta kalmasını istiyorsa yemeliydi, ama insan etini ve de kendi etini yemek ona çok ürkünç bir fikir gibi gözüküyordu. Hayatta kalmalıydı, yoksa çocuğu ölecekti. En sonunda kararını verdi. Ne kadar iğrenç de olsa bebeği ve kendi hayatı için o eli yemeliydi. Sol elini sağ eliyle yerden kaldırdı. Üstünde hala kusmuk izleri vardı. Eliyle temizleyebildiği kadarını temizledi. İlk önce kusmuğunda ki balık ve kraker kalıntılarını yemeğe karar verdi. İğrenç menüyü sonraya saklayacaktı. Saydığına göre dört parça balık vardı. Bu dört parçanın bir araya gelmesiyle normal bir insanın yüzük parmağı boyutuna eş değer olurdu. Ve yedi parçada da kraker vardı. Bu krakerlerin toplamı da iki yüzük parmağı ederdi. Şimdilik üç yüzük parmaklık ele göre iğrenç olmayan yemeği vardı. Buraya geldiğinden beri hiçbir şey yemediğini düşünerek bu yemek yalnızca bir iki gün daha yetecekti. Sonra ana menüyü yemek zorunda kalacaktı. Üç olasılık düşünmüştü. Ya iki gün içinde buradan çıkmanın bir yolunu bulacak ya onu biri kurtaracak ya da adamların insafına kalacaktı. Bu gününü  bir yüzük parmaklık krakeri  yiyerek sona erdirdi.

Kapıdaki o meşhur anahtar sesi geldi ve kapı gürültüyle açıldı. Adam elinde başka bir aletle soğukkanlılıkla kadının yanına geldi. Ve: 'Kocan nerede?' dedi. Kadın adama bakıyordu. Gözünden yaş gelmeye başladı ama tek bir kelime bile söyleyemiyordu. Adam: 'İkinci defa sormayacağım son şansın bu.' dedi ama kadında hala bir hareketlenme yoktu. 'Sen bilirsin. Şansını kaybettin.' dedi ve kadına doğru yürümeye başladı. Yürürken aynı zamanda elini cebine atıp anahtarlığını çıkardı. İçinden bir anahtarı seçti ve kadının sol ayağındaki kelepçeye doğru hamle yaptı. Tam o anda hamile kadın adama sarıldı ve çalışan tek eli olan sağ eliyle hemen sırtında silah var mı diye bakıp silahı bulunca aldı. Doğru tahmin etmişti adamda silah vardı. Silahı alır almaz adamı tüm gücüyle itti. Adam geriye doğru düştü. Geriye kalan enerjisiyle adama doğru silahı doğrulttu ve şöyle dedi: 'Şimdi, sıra bende...'

DEVAM EDECEK...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk Gün

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link:  Facebook ,  Google+ ,  YouTube . Bugün daha yeni açtım bunu. Burayı şuan öğrenmekteyim. Genel olarak olaylar tartışacağız ve soru cevap yapacağız. Başımızdan geçen olaylar, benim kendi fikirlerim, karanlıklar anlatılacak bu sayfada. Siyasi içerikler hariç her şey olabilir. Ben kendim kitap yazıp bile buraya koyabilirim. Şimdiden karanlık geceler...

Kayıp Hamile #1.6

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link:  Facebook ,  Google+ ,  YouTube . Devamı... 3 ay sonra... 'Hazırsın değil mi ortak? İçeri giriyoruz.' 'Hazırım. Hadi başlayalım da bitsin. Bu bitsin, sonlansın çıkışında sana pizza ısmarlayacağım.' 'Tamam o zaman çaylak. Bu davadan sonra çaylaklıktan çıkış aşamasına gireceksin.' dedi Şerif ve eski ve yıkık olan binaya girdiler. Bu günün sabahında... 'Hey Şerif! Amirin odasına çağrılıyorsun. Önemli bir şey olmasa çağırmaz. Ne yaptın yine, hangi kadına sanki bir katırmış gibi davrandın?' dedi Erdem. Erdem, Şerif'in çocukluk arkadaşıydı. Kendisiyle lisedeyken tanışmışlardı ve aralarından su sızmazdı. Erdem'in bu şehre tayini yeni çıkmıştı. Normalde Şerif'in ortağı olacakken Oğu...