Ana içeriğe atla

Kayıp Hamile #1.3

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link: FacebookGoogle+YouTube.

Devamı...

'Şimdi anahtarları bana doğru at. Yanlış bir harekette bulunursan elimdeki silahla seni delik deşik ederim.' dedi hamile kadın. Ama adamda gözle görülür bir değişiklik yoktu. Adamın suratında sanki birini kaybetmişcesine bir üzüntü vardı. Kadın tekrar bağırdı: 'Kime diyorum ben! Hemen dediğimi yap, yoksa...' derken bir mesaj sesi geldi. Karşısındaki adam da bunu bekliyor gibi hemen telefonunu açtı. Sonrasında bir video açtı. Videoda: 'Hayır! N'olur bir şey yapmayın ona! Yalvarıyorum bir şey yapmayın! Lütf... BAMMM!' Sonra bir kadının çığlıkları gelmeye başladı. Nefesi kesilene kadar çok tiz bir çığlık sesi geldi ondan sonra da yine bir silah sesi. Ses kesilmişti. Kadın yavaşça adamın suratına baktı. Adamın gözünden bir damla yaş akmaya başladı. Ardından gürültüyle kapı açıldı. Elinde şırınga olan bir adam içer deki ağlayan adamın yanına geldi ve göz bebeğine şırınganın ucundaki iğneyi sapladı. Ardından şırınganın içindeki sıvıyı adamın gözüne enjekte etti. Şırıngayı yiyen adam bağırmaya başladı. Gözünden dumanlar çıkıyordu. Bağırırken dizlerinin üstüne düştü önce. Sonra da sırtüstü yere yapıştı. Küçük bir patlama yaşandı gözünde, sonrasında gözü pudingin kaynaması gibi kaynamaya başladı. Küçük küçük patlamalar yaşanmaya devam ediyordu gözünde. Adam can çekişiyordu. Sonrasında titredi ve hareketini son çığlığıyla kesti. Gözü fokurdama sesi çıkarırken şırıngayı saplayan adam kapıdan çıkıyordu. Ama birden hamile kadın silahı o adama doğrultup: 'Dur ve anahtarı bana fırlat yoksa seni öldürürüm.' dedi. Adam kadına baktı ve: 'Sen aciz bir kadınsın. Çocuğunu önemseyen aciz bir kadın. Çocuğunun sağlıklı olması için bana ihtiyacın var. Bana ateş edecek yürek yok sende. Şimdi haddini bil ve kapa çeneni!' dedi ve odadan çıktı.

Karanlıkta kalmıştı kadın yine. Bir plan düşünmeye başladı. Sonra önündeki ölen adama baktı. Aklına bir şey gelmişti. Sağ elindeki silahı yere bıraktı ve ölen adama doğru atladı. Tek kalan sağ eliyle adamın bacağına tutunmayı başardı. Kendine doğru çekmeye başladı adamı ama tek kolla biraz zor oluyordu. Adamı sonunda yanına getirmişti. Gözü hala kaynıyordu adamın. Kadın adamın gözündeki şeyin asit olduğunu düşündü. Onu kullanması gerekiyordu ama ilk önce kafasını koparmalıydı. Adamın üstünü aradı. Büyükçe bir bıçak buldu. Sonra adamın boynunu kesmeye başladı. İlk kesişinde kan suratına fışkırmıştı. Adam öldüğü halde kanın böyle sıçramasına şaşırdı kadın. Sonra kesmeye devam etti. Etrafında bir kan gölü oluşuyordu her bıçak darbesinde. En sonunda ortada bir kemik kalmıştı ama bıçakla kemiği kesemiyordu. Yere koyduğu silahı eline aldı ve silahın kabzasıyla kemiğe vurdu. Metale kaşıkla vurur gibi ses çıktı vurduğunda. Sonra sesi kısmak için bıçakla adamın kıyafetini kesti ve kemiğin üstüne koydu. Şimdi kemiğe vurmaya başladı. Tekrar tekrar ve tekrar...

İyice kırılmıştı kemik. Son darbeyi vurunca da kafası koptu adamın. Kadın adamın kafasını düzgün bir şekilde tutuyordu. Sonra sol ayağındaki zincire adamın kafasının içindeki asitten biraz döktü. Zincir hemen erimeye başlamıştı kaynayarak. Ama eriyen tek şey zincir değildi ayağına sıçrayan asitte ayağını feci bir şekilde eritmeye başladı. Yanıyordu ama bağıramıyordu yakalanma korkusu yüzünden. Eriyen metalden ince bir parça kalmıştı. Silahın arkasıyla vurdu etrafına kıyafet koyarak metalin. Dördüncü vuruşta parçalanmıştı. Kurtulmuştu sonunda. Sevinç çığlıkları atmak istiyordu ama daha bitmemişti kaçış. Ayağa kalktı. Musluğun oraya gidip asit gelen yerlerine su tuttu. Sonra adamın yanına geri döndü ve üstünü aradı. Bir kutu sakız, iki kutu kraker, bir adet fener, bir paket sigara, bir adet çakmak ve anahtarlar... Sonra adamın eline baktı ve zincirin anahtarını buldu. Keşke ilk önce adamın eline baksaydı çünkü eğer baksaydı ayağı yanmayacaktı. Sonra adamın eşyalarını ceplerine doldurdu. Daha demin üstünden çıkan bıçağı da aldı. Şimdi rahatlaması ve kendine gelmesi gerekiyordu. Onun için de sigara içmesi gerekiyordu ama sigarayı hamileyken çocuğa zarar vermesin diye bırakmıştı. Biraz düşündü ve daha rahat hareket etmek için paketten bir tane sigara çıkardı. Ağzına koydu. Sonrasında elini cebine atıp çakmağı çıkardı ve çakmağın üzerini inceledi. Zippo'ydu çakmak. Çakmakla sigarasını yaktı. İçine bir nefes çekti. Ciğerlerine giden sigaranın dumanı sanki sıkışık bir halde uzun süre bekledikten sonra birden tazikle işemek gibiydi. Rahatlamıştı. Yarım saatlik bir masajdan çıkmış gibiydi şuan. Sonra içindeki dumanı yavaşça dışarı verdi. Bu hazzı hatırlamıştı. Bir an dizleri titremeye başladı ve oturdu. Sakince sigaranın dumanını içine çekiyor ve dışarı veriyordu. Sigaradan son fırtı aldı ve sigarayı boğazı kopan adamın kırılan ve üstü kanla kaplı kemiğinin üstünde söndürdü. Şimdi planın ikinci safhasına gelmişti. Buradan tümüyle kaçış...

DEVAM EDECEK...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kayıp Hamile #1.6

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link:  Facebook ,  Google+ ,  YouTube . Devamı... 3 ay sonra... 'Hazırsın değil mi ortak? İçeri giriyoruz.' 'Hazırım. Hadi başlayalım da bitsin. Bu bitsin, sonlansın çıkışında sana pizza ısmarlayacağım.' 'Tamam o zaman çaylak. Bu davadan sonra çaylaklıktan çıkış aşamasına gireceksin.' dedi Şerif ve eski ve yıkık olan binaya girdiler. Bu günün sabahında... 'Hey Şerif! Amirin odasına çağrılıyorsun. Önemli bir şey olmasa çağırmaz. Ne yaptın yine, hangi kadına sanki bir katırmış gibi davrandın?' dedi Erdem. Erdem, Şerif'in çocukluk arkadaşıydı. Kendisiyle lisedeyken tanışmışlardı ve aralarından su sızmazdı. Erdem'in bu şehre tayini yeni çıkmıştı. Normalde Şerif'in ortağı olacakken Oğu...

Canlandırmalar #1

Bu bölümde atasözlerinin, özlü sözlerin, deyimlerin vb sözlerin nasıl çıkmış olabileceği ile alakalı hikaye bazlı senaryolar yazacağım. Gerçek değiller ama olma olasılıkları çok düşük de olsa var. Bu arada size küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link:  Facebook ,  Google+ ,  YouTube . Damlaya damlaya göl olur. ''Yaşlı adam evi için tuttuğu balıkları sağ eline, oltayı da sol eline alarak evinin yolunu tuttu. Ailesi bu balıkları gördüklerine çok sevinecektir çünkü dört haftadır balık yememişlerdi. Adam en çok çocuğunun suratındaki o mutluluğu göreceği için sevinçlidir.  Neredeyse eve gelmişti. Saatte dokuz olmak üzereydi. Cebinden anahtarı çıkarmaya çalışırken anahtarı yere düşürdü. Yerden bir şeyler sıçradığını gördü. Anahtar bir birikinti de yüzüy...

Çürütmeler #2

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link:  Facebook ,  Google+ ,  YouTube . En sevdiğim serinin ikinci bölümü. Bugünkü cümlemiz 'Testinin içinde ne varsa, dışına o sızar.' sözüdür. Ve de hatırlatayım ben sadece eğlence için çürütüyorum. Ve de her zaman gerçek olamayacağını söylüyor ve gerçek anlamında inceliyorum. Mecazen doğru bir söz. Neyse biz örneklerle sözü inceleyelim. Olay 1: ''Şimdi normal bir testi. Genelde topraktan yapılır. Toprak bir testi düşünelim. İçinde su olsun. Bu testi 4 kişilik bir ailenin testisi. İki çocuk bir anne ve bir babadan oluşan bir ailenin. Küçük kız çocuğu testiye su doldurmaya gidiyor. Karşıda küçük çocukları oyun onarken görüyor. Küçük çocuklar kırmızı bir toz oynuyorlar. Gıda boyası. Bu da gidip elinde testiyle oynamaya ba...