Ana içeriğe atla

Kayıp Hamile #1.7(SEZON FINALI)

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link: FacebookGoogle+YouTube.

Devamı...

Önündeki mermi gelen duvarda onlarca delik açılmıştı ve buradan kaçmanın bir yolunu bulamamıştı Şerif daha. Şuana kadar şansına vurulmamıştı ama artık bunun devam etme şansı her geçen saniye azalıyordu. Sonra kafasının üstünde bir ampul yandı. Hemen arkasına baktı ve arkasındaki duvarda da sürüsüyle delik açıldığını gördü. Sonrasında etrafta mermiler uçuşurken dikkatlice gerildi gerildi ve duvara doğru zıplayıp duvara omuz attı. Duvar sarsılmıştı ve neredeyse yıkılacak duruma gelmişti. Buna duvarın çok eski olması ve gelen mermilerin dayanıklığını azaltması sebep olmuştu. Gerildi ve tekrar zıplayarak omuz attı ve omuz atma anında da sol omzuna bir mermi yedi. Duvar sonunda parçalanmıştı ama yaralanmıştı da. Hemen yerden kalktı ve etrafta çıkış yolu aramaya başladı. Orada da bir kapı vardı koşarak kapının yanına gitti ve kapıyı açmaya çalıştı. Kapıyı açınca da hızlı adımlarla oradan uzaklaşmaya başladı. Telsizle yardım isteyecekti ki bir merminin telsize geldiğini ve telsizi parçalamış olduğunu gördü. Bunu görünce kendinden şüphe duydu ve elleriyle omzu hariç başka bir yerinden vurulup vurulmadığını kontrol etti. Baktığı kadarıyla vurulmamıştı. Elini cebine attı ve telefonu çıkardı. Hemen merkezi arayıp yardım istedi. Sonrasında halsizleştiğini fark etti ve duvarın kenarına oturup dinlenmeye başladı.

'Erdem, Şerif'den bir haber var mı?' dedi Uğur amir. Erdem üzüntüsünü gizleyerek: 'Yok amirim. Henüz yeni bir gelişme yok. Şuan olay yerini inceliyorlar.' dedi. 'Merak etme Erdem. O başının çaresine bakar.' dedi amir. Erdem şaşırarak amire bakıp: 'Amirim saygısızlık etmek istemem ama saçma sapan film replikleri söyleyeceğinize...' dedi ve kaldı. Amir buna bakıp: 'Sırf sinirli olmana veriyorum bu lafları. Ben de ne yapayım. Hep bekledim şunu demek için deme şansım gelince de kaçırmayayım dedim.' dedi gülümsedi. Ama Erdem'in sinirli suratını görünce: 'Kusura bakma Erdem. Hava ısınsın dedim.' dedi. Ardından tanıdık bir ses: 'Lafla hava ısınsaydı, bunca doğal gaz faturası gelmezdi.' dedi. İkisi de arkalarına döndüler ve Şerif karşılarındaydı.

Birkaç saat öncesi...

Esneyerek uyandı Şerif. İlk önce ellerinin kelepçeli olduğunu fark etti. Ellerini hareket ettirirken omzunun acısından vurulduğunu hatırladı. Kafasını yukarı kaldırdığında bir kadının ona baktığını gördü. Kırmızı ve kısa saçlıydı. Yüzünü pudraya bulayıp süt beyazına döndürmüştü. Yaşı en fazla yirmiydi. Üstüne de Harley Quinn çakması kıyafetler giymişti. Şerif'in kendine geldiğini gören kızıl başladı konuşmaya: 'Hey, babalık! Günaydın. Biz buraların yeni ve ilk kız çetesiyiz. Ciddiyetimizi anlatmak için kimsenin cesaret edemeyip öldürmediği bir polise işkence edip öldüreceğiz. Ki bu da sen oluyorsun. Şansımıza önümüze baygın olarak çıktın. İlk işimiz sensin. Biraz heyecanlıyız da.' Şerif kadın susunca: 'Hey. Sana da günaydın. Beni kesin öldüreceğinize göre size bir kaç soru sormamda sakınca yoktur herhalde.' dedi. Kadın sor anlamında başını sallayınca konuşmasına devam etti: 'Çetenizin ismi nedir?' Bu soruya biraz şaşıran kızıl: 'Biz henüz bu konuyu tam olarak konuşmadık. Dediğim gibi biz daha yeniyiz. Aklımda bir kaç fikir var: Deli Kızlar, Korkusuz Kızlar vesaire vesaire...' dedi. Şerif tekrar lafa girdi: 'Anladığım kadarıyla lider sensin değil mi?' Kızıl: 'Evet babalık.' dedi. 'Peki çetenizin kaç üyesi var ve hepsi de kadınlardan mı oluşuyor?' 'Şu anlık bu odadaki dört kişiden ve kapıdaki nöbetçiyle beraber beş kişiden oluşuyor. Ama gelişmeyi umuyoruz. Ve hepsi kadınlardan oluşuyor. Ama ölmekte olan bir adam bunları niye merak ediyor anlamadım.' dedi kızıl. Şerif kadını takmayarak: 'Beni kendi kelepçemle bağlamak ne kadar ince bir düşünce. Çok teşekkür ederim.' dedi. 'Merak etme babalık. Ceplerini ve üstünü aradık. Kelepçe anahtarın bizde.' diyerek anahtarı salladı elinde. Şerif'in elinden kan akıyordu. Ayaklarını da sallıyordu. Ve suratındaki sinsice sırıtış... Sonra lafa girdi: 'Dua etsem herhalde böyle bir şey başıma gelmez. Şanslıyım bugün. Sizin aksinize...' dedi. Sonra sağ eline kelepçenin iki deliğini de muşta gibi takmış haliyle önündeki kızılın suratına bir sağ kroşe attı. Ve hemen ardından arkasına geçip kızılın boğazını kavradı. İçerideki diğer üç kişi anca silahlarına davrandılar ve silahı kızılın arkasındaki Şerif'e tuttular. Kızılın suratında pudradan eser kalmamıştı. Kendi kanı suratını kaplamıştı. Ve gittikçe halsizleşiyordu. Ardından Şerif de kızılın silahını eline aldı. Diğerleri kızıla isabet etme olasılığı yüzünden ateş edemiyorlardı. Şerif lafa girdi: 'Kızıııl, kızıl. Sadece cepleri kontrol etme. Ayakkabı da önemli. Tabi ki de kadın aklınla bunu düşünmeni beklemek doğru olmaz ama kontrol etmen gerekirdi. Ve kontrol etseydin bile her zaman yedek planı olan birini kaçırdığın için yine sonuç aynı olacaktı. Şimdi konuşacak halin bile yoktur.' dedi ve diğer üç kişinin kafasına ateş etti. BAM! BAM! BAM! Ardından kızılı sandalyeye oturttu arkasına döndü. Biri kapıdan buraya elinde silahla koşarak geliyordu. Şerif silahını kaldırdı ve BAM! Kadını karnından vurdu. Kadın sanki koşarken direğe çarpmış gibi yere yığıldı. Sonra kızıla baktı ve: 'Sana ölmeden önce niye bu kadar yorgun olduğunu anlatayım. Çünkü ben senin suratına vurmadan hemen önce bacağındaki atar damarı ayakkabımdan çıkardığım bıçakla kestim. Ve bu arada kadınların şu hayatta bir şey başarabildiğini mi zannediyorsun da bir civcivden bile azıcık o IQ'n ile bir şeyler düşünmeye, çete kurmaya falan kalkıyorsun.' dedi ve bıçağı gösterdi. Kadının belden aşağısı kanla kaplanmıştı. Silahı kadının kafasına tuttu ve BAM! Kadın öldü. Şimdi burayı temizlemesi lazımdı. Kanıtlardan kurtulması lazımdı. Çünkü buraya geldiğinde vurulmuştu ve kanı her yere bulaşmış olmalıydı. Şimdi düşünme zamanıydı.

'Bağrış sesleriyle uyandım. Kızıl saçlı kar... kadınla diğerleri bağırıyordu. Kızılı dışlamışlar mı, dövmüşler mi ne. Tam anlamadım. Sonra kızıl çıkardı silahını üçünü vurdu. Sonra biri kapıdan koşarak içeri giriyordu onu da vurdu. Sonra yanıma geldi. Silahı bana doğrulttu. Tanık bırakmamak için seni de vurmam lazım dedi. Tam o sırada kelepçemi ayakkabıma gizlediğim yedek anahtarla açmıştım. Ayakkabımdan gizlice çıkardığım bıçakta diğer elimdeydi. Suratına muşta gibi yaptığım kelepçeyle vururken bacağına bıçak sapladım. Ama herhalde atardamarına denk gelmiş. Kan kaybetti. Bende telefon aradım. Bulasıya kadar ölmüştü. Diğerlerine de baktım hepsi ölmüş. Sonra da polisi aradım. Zaten beni tanırsınız. Ben Şerif başkomiser. Bu polislik olaylarını biliyorum zaten.' 'Tamam başkomiserim. Siz dinlenekoyun. Zaten yaralısınız.' 'Tamam sağolun. İyi görevler.'

Şimdi...

Erdem koşarak Şerif'in yanına geldi ve sarılmaya çalıştı ama Şerif: 'Erdem. N'apıyon oğlum. Karımsı hareketler. Gereksiz duygusallaşmalar. Düşünme hataları. Ben bunu sadece karılardan beklerdim. Beni hayal kırıklığına uğratıyorsun' dedi küçük bir gülümsemeyle. Erdem de gülümsedi. Hatta hafiften kahkaha bile attı. Amir lafa girdi: 'Sıkıntı çıkmaz demiştim. Aferin Şerif. Ne olduğunu anlat şimdi.' 'Anlatırız amirim ama şimdi daha önemli bir şey yapmamız lazım. Şu kaseti izleyelim de tüm olayı detaylamasına görelim.' Erdem lafa girdi: 'Hangi kaset?' 'Olay yerinde bir kaset bulmuştum. Daha izleyemedim ama olayla alakalı çok kilit bir rol oynadığını düşünüyorum. Ve ben düşündüğüme göre de yanlış olma ihtimali epey az. Hadi şu kasete bakalım bi.'

DEVAM EDECEK...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk Gün

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link:  Facebook ,  Google+ ,  YouTube . Bugün daha yeni açtım bunu. Burayı şuan öğrenmekteyim. Genel olarak olaylar tartışacağız ve soru cevap yapacağız. Başımızdan geçen olaylar, benim kendi fikirlerim, karanlıklar anlatılacak bu sayfada. Siyasi içerikler hariç her şey olabilir. Ben kendim kitap yazıp bile buraya koyabilirim. Şimdiden karanlık geceler...

Kayıp Hamile #1.6

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link:  Facebook ,  Google+ ,  YouTube . Devamı... 3 ay sonra... 'Hazırsın değil mi ortak? İçeri giriyoruz.' 'Hazırım. Hadi başlayalım da bitsin. Bu bitsin, sonlansın çıkışında sana pizza ısmarlayacağım.' 'Tamam o zaman çaylak. Bu davadan sonra çaylaklıktan çıkış aşamasına gireceksin.' dedi Şerif ve eski ve yıkık olan binaya girdiler. Bu günün sabahında... 'Hey Şerif! Amirin odasına çağrılıyorsun. Önemli bir şey olmasa çağırmaz. Ne yaptın yine, hangi kadına sanki bir katırmış gibi davrandın?' dedi Erdem. Erdem, Şerif'in çocukluk arkadaşıydı. Kendisiyle lisedeyken tanışmışlardı ve aralarından su sızmazdı. Erdem'in bu şehre tayini yeni çıkmıştı. Normalde Şerif'in ortağı olacakken Oğu...

Kayıp Hamile #1.2

Küçük bir bilgi vereyim. Eğer blog yazılır yazılmaz haber almak istiyorsanız, değişik içeriklere daha hızlı ulaşmak istiyorsanız bu Facebook sayfasını beğenerek haberlerin anında gelmesini sağlayabilirsiniz ve farklı içeriklerden yararlanabilirsiniz. Link:  Facebook ,  Google+ ,  YouTube . Devamı... Kadın kapının çarpılma sesiyle uyandı. Gözlerini açtığında kopan elinde kabuklanmaya başlamış kanları gördü. Suratını yerden kaldırırken de kurumuş olan kusmuğunun suratına yapıştığını fark etti. Suratını yerden kaldırdığında en son yemiş olduğu kraker ve balık parçalarının suratına yapıştığını hissetti. Eliyle suratından bunları çıkarırken nedense hiç midesi bulanmamıştı. Bunlara alışmaya başlıyorum diye düşünerek korktu. Sonra karnının kazındığını hissetti. Tam ağzını açıp bağıracaktı ki karşısında karanlıkta birinin ona bakan gözlerini gördü. Etraftaki karanlıktan sadece parlayan iki göz... Birden dehşete düştü ama bağırmadı. Adama: 'Karnım acıktı. Lütfen bana yiyecek ...